EKMEN: Yargı silah olarak kullanılamaz
06.03.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul’unda yapmış olduğu konuşmada,
Türkiye'deki yargı sisteminin siyasal gündemle araçsallaştırılmasının kabul
edilemez olduğunu bir kez daha vurguladı. Ekmen, Halk TV’de yaşanan
tutuklamalar kapsamında yargının siyasal iktidarın baskı aracı haline geldiği
ve talimatlarla şekillendirilmesi konusunda endişelerini dile getirdi.
TBMM Genel
Kurulu’nda konuşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili
Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş ve 4
arkadaşının davasının görülmesini gündeme taşıdı.
Yargının
siyasal gündem ile yaptığı işler alkışlanıyor
Ekmen, “Gün geçmiyor ki yargının
siyasal gündemle araçsallaştırıldığı ve âdeta militan yargı örneklerinin
verildiği örneklerle karşılaşmayalım. Şüphesiz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
tarihi boyunca yargının siyaset üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığı çok
hazin örnekler var. Bu örneklerin çok önemli bir kısmını AK Parti geleneği hem
28 Şubat döneminde hem de iktidarın ilk on yılında yargı tarafından bazı
muamelelere maruz kalmak suretiyle yaşamıştı. Ancak bugün geldiğimiz noktada bu
yaşantılardan bir ders alınmadığı, yargının siyasal gündemle yaptığı işlerin
alkışlandığı ve belki de talimatlandırıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız”
ifadelerinde bulundu.
Yargı,
silah olarak kullanıldığında mutlaka bir bumerang gibi sahibini vurur
Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat
Toktaş ve 4 kişinin davasına değinen Ekmen, “Suat Toktaş ve 4 arkadaşının
davası görüldü, 5 kişi de bazı suçlamalardan beraat edip bir suçlamadan da
dosyanın uzlaşma bürosuna gönderilmesine karar verildi. Geriye dönüp
baktığımızda o günkü tartışmayı, AK Parti'deki hukukçu arkadaşların o günkü
sessizliğini, bazı AK Parti'li arkadaşların bu sürece verdiği desteği görünce
şunu hatırlatmadan edemiyoruz: Yargı bir silah olarak kullanıldığında mutlaka
bir bumerang gibi gelir, sahibini vurur. Geçen gün kürsüde şöyle bir ifade
kullandım: Başsavcılığın, son üç ayda yaptığı işlemleri vicdan sahibi 3 AK
Parti'li hukukçu incelesin, başka bir şeye gerek yok. Bunlardan kaçının hukuka
uygun olduğu hususunda bir kanaat edinilsin” diyerek AK Parti’li
milletvekillerine seslendi.
Hukukun
keyfi uygulamaları
Ekmen, “Sayın Bekir Bozdağ, Adalet
Bakanlığı yaptınız bu ülkede uzlaşmaya tabi bir suçtan dolayı Suat Toktaş tam
34 gün tutuklu kaldı. Bunun hukuk, adalet ve vicdanla telif edilebilir bir yönü
yok. Yargıda da bu 34 ya da 35 rakamının ilginç bir yönü olabilir.
Diyarbakır'dan yakın tanıdığımız Profesör Cenap Ekinci, terör örgütü
propagandası yaptığı iddiasıyla rutine aykırı bir şekilde başsavcı vekilinin özel
ilgi ve alakasıyla 4 Aralık 2024 tarihinde tutuklandı. 7 Ocak’ta ilk duruşmada
beraat ve tahliye kararı verildi. Peki, Cenap Ekinci'nin hayatından 35 günü,
Suat Toktaş'ın hayatından 34 günü çalan bu yargı mensupları hakkında bir siyasi
irade, denetim, Hâkim Savcılar Kurulu aracılığıyla da olsa bir faaliyet
yürütülmeyecek mi? Yoksa benim muarızıma, muhalefetime yapılan ya da dozuna
göre benim düşmanıma yapılan her türlü işlem meşru mu kabul edilecek?” diyerek
tutuklamalara tepki gösterdi.
Utanacağımız,
af dileyeceğimiz örneklerin sayısının artmasından kaçınalım
Son olarak Ekmen, “Bu vesileyle bir
kere daha şunu rica ediyoruz: Geçmişte Ali Fuat Yılmazer, Zekeriya Öz
vakalarını hep birlikte yaşadık. Yeni örneklerin oluşmasını daha sürecin
başlangıcında engelleyelim, yarın utanacağımız, özür dileyeceğimiz, af
dileyeceğimiz örneklerin sayısının artmasından kaçınalım” dedi.
Konuşmanın
tamamını izlemek için: https://youtu.be/TibrN9biBaY