EKMEN: İklim Kanunu çevreyi değil, piyasayı düzenliyor
04.07.2025
DEVA Partisi
Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen İklim Kanunu hakkında değerlendirmelerde
bulundu. Kanunun içeriğini eleştiren Ekmen, “Kabul edelim ki bu bir iklim
kanunu değil” ifadeleriyle konuşmasına başladı ve gerekçelerini kamuoyuyla
paylaştı.
İklim
Kanunu’nda doğa değil, şirketler öncelikli
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen
İklim Kanunu’nun içeriğini değerlendiren Ekmen, “Kabul edelim ki bu bir iklim
kanunu değil. Bu; ancak bir yeşil mutabakat ya da karbon dengeleme kanunu
olarak değerlendirilebilir. Kanun içerisinde yer alan düzenlemeler; iklimi,
doğayı ya da çevreyi değil, ticareti ve sanayiyi ilgilendiren hükümlerden
ibarettir. Bu düzenlemelerin gereksiz olduğunu iddia etmiyoruz. Küresel ölçekte
ihracat açısından bazı yönlerden gerekli olabilir. Ancak böylesi sınırlı bir
düzenlemenin, ‘İklim Kanunu’ gibi geniş kapsamlı bir başlık altında Meclis’e
sunulması doğru değildir” ifadelerini kullandı.
İklim Kanunu
ciddi bir yanılgı barındırıyor
Son dönemlerde yaşanan kuraklık ve
zirai don felaketine de dikkat çeken Ekmen, “Bugün Türkiye, ciddi bir kuraklık
krizinin içindedir. ‘Yüzyılın don felaketi’ olarak tanımlanan süreci yaşadık.
Ancak ne bu felakete karşı ne de süregiden kuraklık krizine karşı—başta su
yönetimi olmak üzere—çiftçimize rehberlik edecek bir kamu yaklaşımı ortaya
konmadı. Sanayiye ve ticarete alan açılmadan önce, başta çiftçimiz olmak üzere
vatandaşlarımızı doğrudan etkileyen bu krizler karşısında iktidarı daha sorumlu
ve etkin adımlar atmaya çağırıyoruz” dedi.
Yasa kulağa
hoş gelen ama uygulaması sorunlu maddeler içeriyor
Ekmen, teklifin içeriğinde yer alan karbon
dengeleme yaklaşımına da değinerek, “Kulağa hoş gelen maddelerden biri de
karbon dengeleme yaklaşımıdır. İlkeleri net tanımlanmış ve etkin biçimde
denetlenen bir sistem kurulduğunda, bu yaklaşım faydalı olabilir. Ancak bunu
her derde deva bir çözüm gibi sunmak ciddi bir yanılgıdır. Örneğin Batman’da
doğaya verdiğiniz zararı, İstanbul’da bir başka işlemle telafi etmeye çalışmak
adil ve hakkaniyetli değildir. Bu mekanizmalar dünya genelinde de ciddi
eleştirilere maruz kalmaktadır” açıklamasında bulundu.
Bilimsel
temeli zayıf bir yasa ülkeye fayda sağlamaz
İzleme ve doğrulama mekanizmalarının
yetersizliğine ve emisyonların çifte sayımına dair kaygılara da değinen Ekmen,
“Süreçlerin şeffaf yürütülmemesi, izleme ve doğrulama sistemlerinin zayıflığı
ve en önemlisi emisyonların çifte sayımına ilişkin kaygılar, bu sistemin
güvenilirliğini ciddi biçimde zedelemektedir. Yasayı olduğu haliyle kabul etsek
dahi, içinde çok sayıda tutarsızlık barındıran bir yaklaşımla karşı karşıyayız.
Mevcut yasa; sahadaki gerçek emisyonları azaltmaktan çok, yalnızca belgeler
üzerinde azalma varmış gibi bir algı oluşturan sertifika alım-satım modelini
öne çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
Yeşil
mutabakat değil, yeşil piyasa yaratılıyor
Kanunun dayandırıldığı ağaçlandırma
projeleriyle ilgili alan yetersizliğine de dikkat çeken Ekmen, “Yasanın temel
dayanaklarından biri olan ağaçlandırma projeleri için Türkiye’de yeterli alan
olup olmadığı dahi tartışmalıdır. Bu haliyle yasa, çevreyi korumaktan çok
çevreyi merkeze alan yeni bir ticaret mekanizması yaratmaktadır. Bu yapı doğru
kurgulanmadığında işletmelerin emisyon azaltımı yapmaksızın yalnızca belge
üzerinde ‘karbon nötr’ ilan etmesine neden olabilir. Bu yasa, yeşil mutabakat
değil; şirketlerin, tesislerin ve piyasanın lehine oluşturulmuş bir metindir”
dedi.
Bilimsel,
şeffaf ve katılımcı olmayan bu yasa toplum yararına değildir
Konuşmasının sonunda iklim yasasının
bilimsel verilere dayanmayan, şeffaflık ve katılımcılıktan uzak yapısına dikkat
çeken Ekmen, “Bu kanun ne ülkemize ne vatandaşımıza fayda sağlayacaktır. Sadece
Avrupa Birliği’nin ticaret ve ihracat için öngördüğü şartlardan biri
karşılanmış olacaktır. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey; doğayı, çevreyi ve
insanı önceleyen, bilimsel temellere dayalı, şeffaf ve toplumsal katılımla
şekillenen bir iklim yasasıdır” ifadelerini kullandı.
Açıklamanın tamamını izlemek için:
https://www.youtube.com/watch?v=Q4wFxIT3t2A