EKMEN: Yargı müdahaleleri Komisyon’a güveni aşındırıyor
12.09.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Millî
Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda yaptığı konuşmada sürecin başarıyla
ilerleyebilmesi için toplumsal desteğin yanında toplumsal güvenin de
güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ekmen, yargı eliyle yürütülen
uygulamaların sürece en büyük haksızlığı oluşturduğunu belirtti.
Komisyon
büyük bir titizlik ve kapsayıcılıkla çalışıyor
Ekmen, konuşmasının başında Meclis
Başkanı Numan Kurtulmuş’a hitap ederek, “Geçen hafta Komisyon çalışmalarımız
yoktu. Bu nedenle her birimizin sahada birtakım izlenimler toplama imkânı oldu
ve yine bu süreci anlatan çalışmalarının bir parçası olduk. Bu Komisyon’un
kuruluşu, çalışmaları ve bugüne gelişinde büyük bir titizlik, büyük bir
diplomatik incelik, nezaket ve kapsayıcılık gösterdiniz. Dinlemeler de önemli
ölçüde bu kapsayıcılık zemininde devam ediyor. Çok verimli dinlemeler yaptığımız
da beklemediğimiz dozda konuşmalar da oluyor” dedi.
Eve
Dönüş Yasası ve toplumsal destek öne çıkıyor
Komisyon’un kuruluş amacı açısından
öne çıkan iki başlığı hatırlatan Ekmen, “Birincisi, sürecin ihtiyacı olan bir
Eve Dönüş Yasası’nın mümkünse Meclis’ten bir mutabakatla çıkarılması. İkincisi,
toplumsal desteğin artırılmasıdır. Ancak Sayın Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanı
sürekli olarak bir provokasyon riski ve tehdidinden bahsediyor. Fakat üzülerek
ifade etmek gerekir ki 1 Ekim 2024'ten bugüne kadar bu sürece dair toplumsal
destek ile güven arasındaki geniş makas farkı tamamen iktidarın yargı eliyle
yürüttüğü faaliyetler nedeniyle oluşmuştur. Bu, sürecin kendisine en büyük
haksızlıktır. Bu süreç, yüzyılın projesiyse -ki öyledir- mutlaka başarıyla
tamamlanmalıdır” açıklamasında bulundu.
Yargı
kutsanarak putlaştırılamaz
Ekmen, yargı faaliyetlerine yönelik
eleştirilerini dile getirerek, “Yargının âdeta layüsel- dokunulmaz- bir puta
dönüştürülerek kutsanmasını yanlış buluyoruz. Yargı maalesef Türkiye'de hiçbir
zaman hukuku uygulayan bir kurum olmamıştır. Cumhuriyet’in ilk dönemi
yargılamaları da bu örneklerle doludur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk vefat
etmeden önce İstiklal Mahkemesi kararlarını bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan
kaldırmıştır ki bu aynı zamanda o dönemdeki yargı uygulamalarının içeriğine
dair kuvvetli bir işarettir. Darbe dönemi yargılamaları, olağanüstü dönem
yargılamaları hepimizin hafızasında tazedir ve bunların hepsi dönemin bütün
yargı mekanizmalarınca meşru, kanuni yargılamalardır. Hukuki değildir, toplum
vicdanında karşılığını bulamamıştır ama kanunidir. Yakın dönemde AİHM tardında
onaylanan başörtüsü yasağı ve Refah Partisi’nin kapatılması, Sn.
Cumhurbaşkanı’nın yasaklılığı, AK Parti hakkındaki kapatma davası, 367 krizi
gibi örnekler de döneminde kanuni ama hukuki olmayan uygulamalardı.
Dolayısıyla, yargı faaliyetlerini salt bir yargı faaliyeti gibi kabul eden
değerlendirmeleri en nazik ifadeyle bizim aklımız almıyor” dedi.
Toplumsal
destek %70, güven %20
Toplumsal güven ile toplumsal destek
arasındaki farkın sürecin önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayan Ekmen, “Bu
uygulamaların tarihin en büyük dönüşümünün üzerinde yarattığı güvensizliği
tespit etmemiz gerekir. Toplumsal destek %70’lerde, güven ise %20’lerde. Yarın
Eve Dönüş Yasası’nı topluma izah edemez, gerekli desteği alamazsak bunun sebebi
devam eden yargısal uygulamalar olacaktır. İktidar nezdindeki, AK Partili
vekiller aracılığıyla bir kere daha bu eleştirilerimizin, başta
Cumhurbaşkanlığı olmak üzere yürütmenin gündemine taşınmasını rica ediyoruz”
diyerek sözlerini tamamladı.