DEVA Partili Ekmen’den, Tarım ve Orman Bakanı’na: Zevk amaçlı yaban hayvan katliamına devam edecek misiniz?
23.09.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin’de koruma altındaki yaban
keçilerinin “turizm” adı altında avlanmasına izin verilmesini Türkiye Büyük
Millet Meclisi gündemine taşıdı. Ekmen, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim
Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, uygulamanın
kamu vicdanını ve çevre etiğini ciddi biçimde zedelediğini belirtti.
‘Turizm’
gerekçesiyle verilen av izni, çevresel ve etik açıdan ciddi kaygılar
yaratmaktadır
DEVA Partili Ekmen, Tarım ve Orman
Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru
önergesi verdi. Ekmen, “Mersin Haberci Gazetesi’nde 17 Eylül 2025 tarihinde
gazeteci Hediye Eroğlu imzasıyla yayımlanan ‘Mersin Yaban Keçilerine Turizm
İçin Av İzni’ başlıklı habere göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa
Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Mersin’in çeşitli
ilçelerinde toplam 35 adet yaban keçisinin avlanmasına turizm amaçlı olarak
izin verilmiştir. Haberde yer alan bilgilere göre: Av izni verilen türler
arasında yaban keçisi, kızıl geyik ve karaca gibi doğal popülasyonları hassas
kabul edilen hayvanlar bulunmaktadır. Bu izinlerin Anamur, Çamlıyayla, Gülnar,
Silifke ve Tarsus ilçelerini kapsadığı belirtilmektedir. Av izninin ‘turizm’
adı altında verilmiş olması, biyolojik çeşitlilik, etik, çevresel
sürdürülebilirlik ve kamu yararı ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri
doğurmaktadır. Yaban keçisi türü, Bern Sözleşmesi kapsamında korunan bir tür
olup, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile düzenlenen mevzuat çerçevesinde
ancak bilimsel takip, tür izleme ve ekosistem taşıma kapasitesi dikkate
alınarak kontrollü avlanmaya açılabilmektedir. Ancak, Mersin’de bu türlere dair
nüfus büyüklüğü, yaş grubu dağılımı, genetik çeşitlilik durumu, habitat risk
düzeyi gibi kriterlerin güncel ve bilimsel olarak değerlendirilip
değerlendirilmediği belirsizdir. Kamuoyuna açık bir ÇED (Çevresel Etki
Değerlendirmesi) veya bağımsız etki analizi sunulmadan, yalnızca idari
kararlarla yaban hayatına dair böyle bir izin verilmesi, ekosistem bütünlüğü,
habitat sağlığı ve tür koruma hedefleriyle çelişmektedir. Türkiye’nin taraf
olduğu Biyoçeşitlilik Sözleşmesi (CBD) ve Avrupa’nın Yaban Hayatını ve Yaşama
Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern) kapsamında; av turizmi uygulamalarının
şeffaf, bilimsel dayanaklı ve yerel halkın katılımıyla yürütülmesi esastır”
dedi.
Koruma
altındaki türlerin ‘turizm’ gerekçesiyle avlatılması, kamu vicdanını
zedelemektedir
Ekmen, “Bakanlık tarafından yayımlanan
2025 – 2026 Av Turizmi Uygulama Talimatı ek kararlarına göre bu tür izinler,
ihale ve kota yoluyla tahsis edilmektedir. Ancak kamuoyunun bilgilendirilmediği
bu süreçlerde; gelirlerin kim tarafından ve nasıl kullanıldığı, ihalelere
kimlerin katıldığı, avlanan hayvanların yaş, sağlık, boynuz tipi gibi biyolojik
verilerinin nasıl takip edildiği, bölgedeki vatandaşların görüşüne başvurulup
başvurulmadığı konularında ciddi bir şeffaflık eksikliği bulunmaktadır. Yaban
hayatı sadece avlanabilir kaynak değil; aynı zamanda kültürel miras, doğal
denge ve gelecek kuşaklara bırakılacak canlı zenginliğimizdir. Bu bağlamda,
Mersin’de koruma altındaki türlerin ticari gerekçelerle ‘turizm’ adı altında
avlatılması kamu vicdanını da ciddi biçimde yaralamaktadır” açıklamasında
bulundu.
‘2025-2026 av
turizmi sezonunda Mersin’de kaç adet yaban keçisinin avlanmasına izin
verilmiştir?
Mersin Milletvekili Ekmen, Bakan
Yumaklı’ya yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1. 2025
– 2026 av turizmi sezonunda Mersin’de kaç adet yaban keçisinin avlanmasına izin
verilmiştir? Bunların yaş, cinsiyet ve genetik özelliklerine dair veri analizi
yapılmış mıdır?
2. Yaban
keçisi türü Mersin’de hangi ilçelerde, hangi popülasyon büyüklüğüne sahiptir?
Söz konusu av izni verilen bölgelerde popülasyon yoğunluğu, habitat baskısı ve
risk analizleri yapılmış mıdır?
3. Av
izni verilen türlerin boynuz uzunluğu, yaş ortalaması ve sağlıklı üreme
kabiliyeti gibi tür devamlılığını ilgilendiren özellikleri dikkate alınmış
mıdır?
4. Söz
konusu izinler hangi yöntemle verilmiştir (ihale, doğrudan kota tahsisi, acente
aracılığı vb.)? Av izni alan kişi ya da kuruluşlar kimlerdir? Bu izinler
neticesindeki avlanmalarda son 5 yılda edinilen gelir ne kadardır?
Bakanlığınızın bu konuda herhangi bir veri paylaşımı var mıdır?
5. Av
izni kapsamında elde edilen gelir miktarı nedir? Bu gelirler hangi kamu
fonlarına aktarılmış, hangi amaçlarla harcanmıştır?
6. Avlanmasına
izin verilen türlerin bazılarının “Bern Sözleşmesi” ve ulusal koruma listeleri
kapsamında koruma altında olduğu göz önüne alındığında, bu izin kararları
uluslararası yükümlülüklerle çelişmekte midir?
7. Bakanlığınızın
kamu vicdanını yaralayan bu tür avlanmaları tamamen yasaklaması ile ilgili bir
çalışma gündeminde midir?
8. Mersin’in
Anamur, Silifke, Çamlıyayla, Tarsus ve Gülnar ilçelerinde yaban keçisi, karaca
ve geyik türlerinin avlanmasına yönelik izin kararları alınmadan önce bölgedeki
vatandaşlar, çevre örgütleri veya akademik kurumlar bilgilendirilmiş midir?
9. Bakanlığınız,
bu tür av izinlerinin ekosistem üzerindeki etkilerini ölçmek üzere bağımsız
etki değerlendirme çalışması, izleme raporu veya bilimsel saha incelemesi
yapmış mıdır?
10. Türkiye
genelinde son 5 yılda yaban keçisi türü için verilen toplam av izni kaçtır?
Aynı dönemde kaç birey gerçekten avlanmıştır, kaç birey avlanmadan kota iptal
edilmiştir?
11. Mersin’de
av izni verilen yaban keçilerine yönelik av sonrası trofe kontrolü, doku örneği
alma, biyolojik kayıt ve izleme sistemi uygulanmakta mıdır?
12. Bu
izin kararının kamuoyuna açıklandığı tarih nedir? Vatandaşların ve Mersin
Haberci gazetesi ve gazeteci Hediye Eroğlu’nun gündeme taşıdığı tepkiler
sonrası herhangi bir değerlendirme veya revizyon süreci başlatılmış mıdır?