DEVA Partili Ekmen’den Kültür ve Turizm Bakanı’na: Selimiye’nin yanlış restorasyonu hakkındaki çığlığa kulak verin
25.09.2025
DEVA Partisi Genel Başkan
Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde
yer alan Edirne Selimiye Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları ve
sonrasında alınan kararlarla ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanı’na kapsamlı
bir soru önergesi sundu ve Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’ya seslendi. Ekmen,
restorasyon sürecinde yaşanan belirsizliklerin ve bilimsel gerekçe sunulmayan
müdahalelerin kamuoyunda ciddi endişelere yol açtığını vurguladı.
Selimiye Camii, tüm
insanlığın ortak mirasıdır
DEVA Partili Ekmen, Kültür
ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına
soru önergesi verdi. Ekmen, “Edirne Selimiye Camii, UNESCO Dünya Kültür Mirası
Listesi’nde yer almakta olup, bu statü her türlü restorasyon sürecinin
uluslararası koruma ilkeleri ve ulusal mevzuat çerçevesinde yürütülmesini zorunlu
kılmaktadır. Ancak son dönemde alınan kararlar hem bilimsel raporlarla çelişen
hem de kamuoyunda tartışma yaratan bir süreci gündeme getirmiştir. 2021 yılında
başlatılan restorasyon çalışmaları, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge
Kurulu’nun 19.06.2023 tarihli ve 9435 sayılı kararıyla onaylanmış, Vakıflar
Genel Müdürlüğü gözetiminde sürdürülmüştür. Restorasyon kapsamında yapılan
raspa çalışmaları, 1830 tarihli Sayger–Desarnod gravürü, 1904 fotoğrafları ve
II. Abdülhamid dönemine ait arşiv belgeleriyle birlikte değerlendirildiğinde,
mevcut hat ve tezyinatın 16. yüzyıldan günümüze kesintisiz biçimde korunduğu
tespit edilmiştir. Bu süreç sonunda ana kubbe yazı ve bezemelerinin Aralık
2024’te tamamlandığı kamuoyuna duyurulmuştur” dedi.
Defalarca reddedilen proje
yeni veri olmadan nasıl onaylandı?
Restitüsyon projesinin
bilimsel veri sunulmadan defalarca reddedildikten sonra onaylandığını belirten
Ekmen, “’Selimiye Camii Tetkik ve Tahkik Heyeti’ adıyla anılan ve resmî
hüviyeti bulunmayan bir grup tarafından alternatif bir restitüsyon projesi
gündeme getirilmiştir. Bilimsel dayanakları bulunmadığı gerekçesiyle 2024 ve
2025 yıllarında Bilim Kurulu ve ilgili koruma kurulları tarafından birkaç kez
reddedilen bu proje, 29.07.2025 tarihinde Edirne Koruma Bölge Kurulu tarafından
onaylanmıştır. Aynı projenin yeni bir bilimsel veri sunulmadan defalarca
reddedildikten sonra kabul edilmesi, ‘kurul kararlarında süreklilik’ ilkesine
aykırılık oluşturmakta ve kararların hangi saiklerle değiştirildiğine ilişkin
ciddi soru işaretleri yaratmaktadır. Onaylanan bu yeni proje, yalnızca bakım
veya konservasyon değil, mevcut hat ve tezyinatı ortadan kaldıracak köklü
müdahaleler öngörmektedir:
• Kubbe ortasında yer alan
celî sülüs istifli İhlâs Sûresi yazısı, özgün metninden bazı kısımlar
çıkarılarak farklı ölçü, renk ve istifle yeniden yazılacaktır.
• Yaklaşık beş yüzyıldır
belgelenmiş konumlarını koruyan sekiz adet esmaü’l-hüsnâ madalyonu silinecek,
kubbe yüzeyi boş bırakılacaktır.
• Kubbenin renkli ve
katmanlı bezemeleri beyaz boyayla kapatılacak, böylece tarihî sürekliliği
kanıtlanmış motifler ortadan kaldırılacaktır.
• Yazı ve motiflerin yerine
getirilecek yeni düzenleme, belgelenmiş katmanların korunması ilkesine aykırı
biçimde, farazî restitüsyon niteliği taşımaktadır” dedi.
Selimiye Camii’nin Dünya
Mirası statüsü riske atılıyor
Selimiye Camii’nin Dünya
Mirası Listesi’ndeki konumunun tehlikede olduğunu ifade eden Ekmen, “Bu
müdahale, ulusal koruma mevzuatının yanı sıra Venedik Tüzüğü başta olmak üzere,
uluslararası koruma belgelerinde açıkça sakıncalı bulunan, ‘belgesel değeri
olan katmanların kaldırılıp yerlerine varsayıma dayalı tasarımların konulması’
uygulamasına karşılık gelmektedir. Sanatçılar ve hattatlar tarafından yapılan
ortak açıklamalarda da Hasan Çelebi ve ekibine ait mevcut yazıların korunması
gerektiği, bu yazıların kazınmasının veya değiştirilmesinin kültürel mirasa
telafisi imkânsız zarar vereceği vurgulanmış; ayrıca karar süreçlerinin şeffaf
yürütülmediği dile getirilmiştir. Öte yandan, restorasyonun 2024 yılı sonunda
tamamlanmış olması, kamu kaynaklarından önemli harcamaların yapıldığı anlamına
gelmektedir. Tamamlanan bir uygulamanın birkaç ay sonra iptal edilmesi hem
maliyetlerin artmasına hem de kamu zararına yol açma riski taşımaktadır.
Sürecin mali boyutuna dair kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmamış olması
dikkat çekmektedir. Son olarak, UNESCO Dünya Mirası statüsü bakımından da ciddi
bir risk söz konusudur. Belgelenmiş ve onaylı bir restorasyonun iptal edilerek
yerine bilimsel temeli tartışmalı bir restitüsyonun uygulanması, Selimiye
Camii’nin Dünya Mirası Listesi’ndeki konumunu tehdit etmektedir. Böyle bir
gelişme, yalnızca Selimiye’nin değil, Türkiye’nin uluslararası kültürel miras
yükümlülüklerinin sorgulanmasına yol açabilecektir. Tüm bu nedenlerle,
restorasyon sürecinde alınan kararların dayanaklarının, ‘Tetkik ve Tahkik
Heyeti’nin hangi sıfatla sürece müdahil olduğunun, uygulamanın bilimsel
gerekçelerinin ve mali-idari sonuçlarının açıklığa kavuşturulması kamu yararı
açısından zorunluluk arz etmektedir” dedi.
‘Selimiye Camii Tetkik ve
Tahkik Heyeti hangi resmî yetki ve mevzuata dayanarak kimlerce oluşturulmuştur?’
Mersin Milletvekili Ekmen,
Bakan Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1. Edirne Kültür
Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 29.07.2025 tarihli kararında, aynı projeyi
daha önce “bilimsel veri yokluğu” gerekçesiyle reddetmiş olmasına rağmen,
kararını değiştirmesine esas teşkil eden yeni ve somut bilimsel belge, raspa
verisi veya daha önce değerlendirilmemiş tarihî kaynak var mıdır? Varsa, bu
yeni deliller Bilim Kurulu’nun değerlendirmesine sunulmuş mudur?
2. “Selimiye Camii Tetkik
ve Tahkik Heyeti” hangi resmî yetkiyle, kimler tarafından ve hangi mevzuata
dayanılarak oluşturulmuştur? Bu heyetin üyeleri kimlerden oluşmaktadır ve hangi
kurum veya makam tarafından görevlendirilmiştir? Resmî bir statüsü yoksa, bu
heyetin Koruma Kurulu karar süreçlerinde rol almasının dayanağı nedir?
3. Tamamlanmış bir
restorasyon projesinin iptali ve yeni bir projenin onayı sürecinde öngörülen
değişikliklerin (İhlâs Sûresi yazısının istifinde değişiklik yapılması, esmaü’l-hüsnâ
madalyonlarının kaldırılması, kubbe bezemelerinin silinerek beyaza boyanması)
toplam maliyet analizi yapılmış mıdır? Bu uygulamanın kamuya ek maliyeti ne
olacaktır ve tamamlanmış işlerin yeniden yapılmasından doğacak kaynak kaybı
konusunda hangi tedbirler alınmaktadır?
4. Onaylanan yeni projenin,
Selimiye Camii kubbesinin 16. yüzyıldaki özgün hâlinin bu şekilde olduğunu
kanıtlayan herhangi bir arşiv belgesi, Mimar Sinan dönemine ait proje, tarihî
çizim veya fotoğraf bulunmakta mıdır? Böyle somut dayanaklar yoksa,
Bakanlığınız bu uygulamayı Venedik Tüzüğü’nün 9. ve 15. maddelerinde belirtilen
koruma ilkeleriyle nasıl bağdaştırmaktadır?
5. Koruma Kurulu’nun önceki
ret kararlarına rağmen aynı projenin kabul edilmesi, idare hukukunda geçerli
olan “kararlarda süreklilik” ilkesi ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu bakımından nasıl açıklanmaktadır?
6. Bu kararın Selimiye
Camii’nin UNESCO Dünya Mirası statüsü için oluşturduğu risk değerlendirilmiş
midir? UNESCO Dünya Miras Komitesi’ne restorasyonun iptali ve yeni restitüsyon
projesi hakkında resmî bir bilgilendirme yapılmış mıdır? Yapıldıysa, Komite’nin
görüşü nedir?
7. Resmî Bilim Kurulu üyeleri,
uzmanlar, akademisyenler ve hattatlar tarafından mevcut eserlerin korunmasına
yönelik dile getirilen görüşler karar sürecinde hangi ölçüde dikkate
alınmıştır? Bu görüşlerin karar süreci dışında bırakılmasının gerekçesi nedir?