DEVA Partili Ekmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’na sordu: 2020-2025 yılları arasında Türkiye’de yıllık bazda toplam ne kadar ambalaj atığı üretilmiştir?
29.09.2025
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı
ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, depozito sistemi ve ambalaj
atıklarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak Çevre, Şehircilik
ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a soru önergesi verdi. Ekmen,
Türkiye’nin atık yönetimi politikaları son yıllarda çevresel, ekonomik ve
toplumsal açıdan ciddi bir dönüşüm ihtiyacı için olduğunu vurguladı.
30
milyar ambalaj atığı doğaya bırakılıyor
DEVA Partili Ekmen, Çevre, Şehircilik
ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru
önergesi verdi. Ekmen, “Evrensel Gazetesi’nde 17 Eylül 2025 tarihinde
yayımlanan ve gazeteci Derya Köroğlu tarafından hazırlanan haberde, ülkemizde
her yıl yaklaşık 30 milyar adet ambalaj atığı üretildiği vurgulanmış; bu
atıkların önemli bir kısmının doğaya terk edildiği, özellikle otoyollar, piknik
alanları ve kent çeperlerinde ciddi bir çevresel kirliliğe yol açtığına dikkat
çekilmiştir. Gıda, içecek ve temizlik ürünlerinin tüketimindeki artışa paralel
olarak ambalaj atıkları, plastik kirliliği, mikroplastik yayılımı, yaban hayat
üzerindeki tehditleri, deniz çöpleri ve sera gazı emisyonları gibi pek çok
ekolojik sorunla doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle depozito-iade temelli
döngüsel sistemler, çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu kapsamda Bakanlığınız öncülüğünde geliştirilen Depozito Yönetim Sistemi
(DYS), Türkiye’nin ulusal geri dönüşüm stratejileri içinde en kritik
halkalardan biridir. DYS, tüketici tarafından geri getirilen ambalajların
yeniden hammaddeye dönüştürülmesini sağlayarak hem atıkların doğaya karışmasını
önlemeyi hem de döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmayı amaçlamaktadır”
dedi.
Depozito
sistemi ne kadar kapsayıcı?
Depozito Yönetim Sistemi hakkında
konuşan Ekmen, “Sistemin teknik altyapısı Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS)
üzerinden yürütülmekte olup; başlangıçta cam, plastik (PET) ve alüminyum olmak
üzere belirli hacim aralığında ambalajları kapsamaktadır. Ancak uygulama
kapsamı, sahadaki erişim düzeyi, tüketici davranışı üzerindeki etkisi, geri iade
bedelinin belirlenme yöntemi ve sosyal etkiler henüz kamuoyunca yeterince
şeffaf bir şekilde tartışılmış değildir. Özellikle geri dönüşüm zincirinin
görünmeyen emekçileri olan sokak atık toplayıcıları, bu sistemin kapsamına
dahil edilmeden geçiş yapılırsa, yüz binlerce kişinin geçim kaynağı tehlikeye
girebilecektir. Belediyelerin ve geri dönüşüm tesislerinin rolü de bu süreçte
kritik önemdedir. Aynı şekilde, kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların iade
sistemine erişimi konusunda altyapı sorunları yaşanması olasıdır” açıklamasında
bulundu.
Çevresel
etkinlik kriterleri esas alınmalı
Avrupa ülkelerinin depozito
sistemlerindeki başarıya değinen Ekmen, “Almanya, Norveç, Litvanya, Estonya
gibi ülkelerde depozito sistemleri %90’ların üzerinde başarı oranına ulaşmıştır.
Bu başarının ardında güçlü bir kamu denetimi, ekonomik olarak teşvik edici
depozito bedelleri, yaygın iade noktaları ve kamusal şeffaflık yer almaktadır.
Türkiye’de uygulanacak sistemin yalnızca teknik değil aynı zamanda
sosyo-ekonomik adalet, kapsayıcılık, veri şeffaflığı ve çevresel etkinlik
kriterlerine göre değerlendirilmesi devletin çevreyi koruma yükümlülüğü
açısından da elzemdir” ifadelerini kullandı.
‘Depozito
sistemi hangi ambalaj tür ve hacimlerini kapsıyor?’
Mersin Milletvekili Ekmen, Bakan
Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1. 2020-2025 yılları arasında
Türkiye’de yıllık bazda toplam ne kadar ambalaj atığı üretilmiştir? Bu
atıkların plastik, cam, metal ve kompozit bazlı dağılımı nedir?
2. Aynı yıllar için geri
dönüştürülebilen ambalaj atıklarının ne kadarı lisanslı geri kazanım
tesislerinde işlenmiştir? Ne kadarı yakılmış, düzenli depolanmış veya vahşi
alanlara karışmıştır?
3. 2025 yılı itibarıyla uygulamaya
konacak olan Zorunlu Depozito Yönetim Sistemi hangi ambalaj türlerini, hacim ve
kullanım sınıflarını kapsayacaktır? Kapsam dışında kalan ürünler nelerdir?
4. Depozito bedeli ambalaj başına kaç
Türk Lirası olarak belirlenmiştir? Bedel, ambalaj türüne, kapasitesine veya
satış fiyatına göre farklılık göstermekte midir?
5. Türkiye genelinde depozito iade
noktalarının planlanan coğrafi dağılımı nedir? İl/ilçe bazlı hedef sayılar
kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
6. Kırsal bölgeler ve küçük
yerleşimlerde yaşayan vatandaşların sisteme erişimi nasıl sağlanacaktır? Mobil
iade ünitesi veya sabit olmayan toplama çözümleri planlanmış mıdır?
7. Türkiye genelinde ambalaj
toplayarak geçimini sağlayan sokak emekçilerinin bu sistemden nasıl
etkileneceğine dair bir etki analizi yapılmış mıdır? Bu kişilerin sistem içine
entegre edilmesi için bir sosyal politika programı planlanmakta mıdır?
8. DYS kapsamında tüketiciden iade
alınan ambalajlara karşılık ödeme yapılan iade noktalarının finansmanı kamu
bütçesinden mi üretici sorumluluğu çerçevesinde özel sektör eliyle mi sağlanacaktır?
9. Sistemin etkinliğini değerlendirmek
için hedeflenen yıllık ambalaj iade oranları nedir?
10. 2025, 2026 ve 2027 yılları için
yıllık performans göstergeleri belirlenmiş midir?
11. Türkiye’de uygulanacak sistemin
şeffaflığı nasıl sağlanacaktır? DBYS üzerinden toplanan verilerin kamuya açık
paylaşımı, düzenli raporlama ve Meclis denetimi sağlanacak mıdır?
12. Avrupa Birliği’nde örnek alınan
ülkeler hangileridir? Türkiye’de kurulacak sistemin Almanya, Norveç, Litvanya
gibi ülkelerdeki uygulamalardan ne ölçüde ilham aldığı, hangi unsurların adapte
edildiği kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
13. Türkiye’nin 2025 yılı Katı Atık
Yönetimi Eylem Planı’nda ambalaj atıklarıyla ilgili hangi yasal ve stratejik
hedefler yer almaktadır? Bu hedeflerle DYS uygulaması nasıl entegre edilmiştir?