EKMEN: Et ithalatı servet transferine dönüştü
22.10.2025
DEVA
Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Halk
TV ekranlarında Gizem Çetin ile Parantez programına konuk oldu. Ekmen, et
ithalatı ve hayvancılık sektörüne dair açıklamalarda bulundu.
İthalat
sonrası hayvancılık Mersin’de üçte bir oranında küçüldü
Halk TV canlı yayınında hayvancılık ve
et ithalatı hakkındaki soruları yanıtlayan Ekmen, “Seçim bölgem Mersin,
Türkiye’nin tarımsal hasılatta üçüncü büyük ili. Hayvancılıkta da geçmişte
önemli başarılar elde etmiş olmasına rağmen bugün büyükbaş hayvanda 30. sıraya
gerilemiş durumda. Geçtiğimiz haftalarda Mersin Damızlık Sığır Yetiştiricileri
Birliği’ni ziyaret ettim. 2015 yılında ithalat politikalarının devreye
girmesiyle Mersin’de hayvancılık üçte bir oranında küçülmüş, hayvan sayısı 105
binden 65 bine düşmüş. Bunlar resmi rakamlar Ahırda kaç hayvan var onu
bilmiyoruz. İthalat, geçici bir daralma yaşandığında ya da fiyatları dengelemek
amacıyla başvurulabilecek bir araçtır. Bizde ise bir imtiyaz sistemine dönüşmüş
durumda. Şu anda dünyanın farklı bölgelerinden ucuza karkas et ithal ediliyor.
Buna rağmen iç piyasada hâlâ 16-17 dolara et satın almakta zorlanıyoruz. Hatta
‘satın alıyoruz’ bile diyemem çünkü çoğu vatandaş et alamıyor. Avrupa ve
Amerika’da tüketiciler 7-8 dolara dana eti tüketebilirken Türkiye’de dana
etinin fiyatı 600 ila 1200 lira arasında değişiyor. 600 lirayı baz aldığımızda
bile bu fiyat yaklaşık 13-14 dolara denk geliyor” dedi.
İthalat,
ana politika olmamalı
Ekmen, aile tipi işletmelerin
desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Geçici sebeplerle ithalat yapılması
anlaşılabilir. Ancak şu anda Türkiye’de ithalat, yurt içi hayvancılığı
desteklemek yerine ana politika hâline gelmiş durumda. ISO Başkanı Sayın Erdal
Bahçıvancı’nın haziran ayında açıkladığı bir veriye göre son 15 yılda 10,6
milyar dolar ithal ete para ödemişiz. 10,6 milyar dolar ithalata giderken,
hayvancılığa verilen destek sadece 8,8 milyar dolar. Bu ithalatın tüketiciye de
bir faydası yok çünkü et hâlâ 14 dolara satılıyor. Toroslar gibi hayvancılığın
kalbi olan bir yerde, 50 yaş altı hayvancılıkla uğraşan aile bulmakta
zorlanıyoruz. Küçük aile işletmeleri yok oldu. Eğer sadece büyük işletmelerle
et üretirlerse piyasada hegemonya ve tekel oluşur. Bu tekeller devlet ne kadar
çaba gösterirse göstersin, fiyatları belirleme gücünü elinde tutar. Çözüm ise
çok basit: Aile tipi işletmeleri destekleyeceğiz, 50 yaş altı hayvancılık
desteklerini reel anlamda hayata geçireceğiz. Gençlere güya destek veriliyor
ama sahada genç üretici yok” ifadelerini kullandı.
Et
ithalatında altın devri yaşanıyor
Vatandaşların yüksek fiyatlar
sebebiyle et tüketemediğini belirten Ekmen, “Bu, bir imtiyaz ve sermaye
transferidir. Bu yolla kimlerin nasıl para kazandığını kamuoyu az çok tahmin
edebiliyor. İthalat hakkı, bir imtiyaz ve orada da rekabet yok. Dünyanın
çeşitli yerlerinden 3-5 dolara karkas et alınıyor, %25 masraf ve kâr desek bile
bu etin 6-7 dolara sunulması gerekirken biz hâlâ 13-14 dolara alamıyoruz.
Avrupa’da markette 7-8 euroya satılırken biz neden bu fiyatlara ulaşamıyoruz?
Bu aradaki parayı ithalat lobileri, imtiyazın tanındığı kişiler ve bu hakların
devredildiği firmalar kazanıyor. İthal edilen et tüketiciye 350-400 liraya
sunuluyor olsaydı, derdik ki: ‘Hayvancılığı öldürdünüz ama vatandaş en azından
uygun fiyata et yiyebiliyor.’ Ancak şu anda hem hayvancılık bitti hem de
vatandaş et tüketemiyor. Bir emekli, asgari ücretli kilosu 600-700 lira olan
eti ayda 2-3 kilo alıp evine sokamıyor, 16.000-22.000 TL maaş alıyor. 3 kilo et
2.100 TL tutuyor ve bu en temel, en düşük kalite et için geçerli. Biraz daha
kaliteli et almak istese fiyat 1.000 liraya kadar çıkıyor” dedi.
Aile
tipi işletmeler desteklenmedikçe bu döngü kırılmaz
Önümüzdeki süreçte mevcut ithalat
politikasının sürüp sürmeyeceğinin sorulması üzerine Ekmen, “Hayvan sayımız
artmadığı sürece ithalat devam edecek. Ancak dikkat edilmesi gereken bir nokta
var: İthalata rağmen fiyatlar düşmüyor. Bu da başka bir servet transferinin yaşandığını
gösteriyor. Karkas eti 3-5 dolara alıyorlarsa, Türkiye’de neden 13-14 dolara
tüketiyoruz? Bu mutlaka sorgulanmalı. Aile tipi işletmeleri ve süt inekçiliğini
desteklemediğimiz sürece, bu döngüden çıkmamız mümkün değil” açıklamasında
bulundu.
Yayının tamamını izlemek için: