EKMEN: Evlenme azalıyor, boşanma artıyor
26.02.2026
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel
Kurulu’nda söz alarak Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı evlenme ve
boşanma oranları ile gündüz kuşağı programları hakkında konuştu.
Evlenme
ve boşanma rakamları Türkiye toplumu adına endişe verici
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri
hakkında söz alan Ekmen, “Evlenme ve boşanma rakamları Türkiye toplumu adına
oldukça endişe vericiydi. 2024 yılı verilerine göre yıllık evlilik sayısı 17
bin adet azalmış, boşanma sayısı ise 5 bin adet artmış. İlk evlilik yaşı
kadınlarda 26, erkeklerde 28’e ulaşmış durumda ve 2025 açısından acı verici
tablo, boşanmaların üçte 1’inin evliliğin ilk beş yılında gerçekleştiğini
gösteriyor. İlgili kurumlar ailenin çöküşünün sosyal medya ve dijital
yozlaşmadan kaynaklandığını söylüyor ancak birçok veri farklı konulara
dikkatimizi çekiyor. Derinleşen ekonomik sorunların, toplumun içinde bulunduğu
güven bunalımının, geçen yıl neredeyse 70 milyon kutuyu aşan antidepresan
kullanımına sebep olan sorunların iktidarın gündeminde olmadığını görüyoruz.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aileyi korumak adına evlilik kredileri gibi
maddi teşvikleri hayata geçiriyor ama evlilik sadece bir düğünden ibaret değil;
bir yuvayı kurmak ve sürdürmek bir defalık kredilerle olacak işler değil.
Bunlar elbette faydalı ama kesinlikle yetersiz konular ve kapsayıcı bir yol
haritasına işaret etmiyor. Üstelik 30 yaşın üstündekiler evlilik teşviklerinin
dışında bırakılmıştır” şeklinde konuştu.
Gençlere,
gelecek inşa edebilecekleri fırsatları yaratmak gerekiyor
Gençlerin geleceğe dair istikrarlı bir bakış
açısının olmadığını da belirten Ekmen, “Gençlerin bir güven duygusu yok. Her 10
gençten 7’si geleceğe dair bir plan yapamadığını söylüyor; yani 10 gencin
sadece 3’ü, %30’u gelecek için umut vaat ediyor. Bunun bir sonucu olarak 2025
yılı antidepresan kullanımı 70 milyon kutuyu aşmış durumda ve 18-35 yaş aralığında
artış gösteriyor. Ailenin birliğini korumak, gençlerin evlenmesini sağlamak,
yeni nesillerin aramızda olmasını istiyorsak sosyal medya regülasyonlarından ve
geçici kredilerden önce gençlerimizin kendilerini mutlu ve güvende
hissedebilecekleri bir yönetim tasarımı, kendi ayakları üzerinde
durabilecekleri, gelecek inşa edebilecekleri bir fırsat yaratmamız gerekiyor”
dedi.
Toplum,
televizyondaki örnekler kadar çirkin ve çürümüş değildir
Televizyon programlarıyla ilgili AK Partili
Leyla Şahin Usta’ya seslenen Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Türkiye
İstatistik Kurumu’nun 2025 memnuniyet araştırmasına baktığımızda da insanların
hayatlarından memnun olmadığını ve evlilik kurma konusunda mütereddit
olduklarını görüyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise meseleyi sosyal
medyaya havale etmekle yetiniyor. Ancak sosyal medyadan ziyade ana akım
medyaya, mübarek Ramazan ayında iktidarın kontrolünde olan ATV’de Esra Erol
programında hangi konuların tartışıldığına bakalım. Gençler her gün evlere
kanalizasyon gibi akıtılan bu yayınları izlediklerinde kendilerine, aile
kurumuna ve topluma güvenlerini nasıl sağlayacak? Bu kadar çirkinliğin göz
önüne çıkarılması insanın doğasına aykırıdır. Türkiye toplumu televizyondaki
örneklerdeki kadar çirkin ve çürümüş değildir. AK Parti Grup Başkan Vekili
Sayın Leyla Şahin Usta’ya özellikle sesleniyorum: Gündüz kuşağı rezaleti
programlarını öncelikli olarak gündeminize alınız. Programda; Mehmet, Gizem’in
kendisini terk ederek eski dinî nikahlı eşi Abdulkadir’e kaçtığını iddia etmiş.
Ferhat ve Gülendam günlerce çocuklarının DNA raporunu ekranlarda tartışmış.
Orhan ve Rabia çiftinde Orhan’ın evlilik vaadiyle aldatıldığına dair bir
kurgudan bahsediliyor. Gülzade ve Aydın çiftinde ise Gülzade Hanım, eşi
Aydın’ın kendisinden 20 yaş küçük, eşi de kendisinden 20 yaş küçük Reyhan
isimli bir kadınla aldattığını söylüyor. Evli olan Seher ve Şahin İlerisoy
çifti birbirlerini hırsızlık ve sadakatle suçlayarak saatlerce Türk toplumuna
bu kirliliği akıtıyor. Necati ve Gülşah çiftinde ise Necati, on dört yıllık
eşinin çocuklarını terk ederek kaçtığını söylüyor. Türk toplumunun özeti bu
mudur? Biz bunları iktidarın kontrolünde olan bir yayın organında her gün
izlemek zorunda mıyız?” diye sordu.
Konuşmanın tamamını
izlemek için: