EKMEN: Lahey Sözleşmesi kapsamında Türk ebeveynlerin hukuku nasıl korunuyor?
04.03.2026
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, 1980 tarihli Uluslararası Çocuk
Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamında yürütülen çocuk
iade süreçlerindeki uygulamaların netleştirilmesi talebini Türkiye Büyük Millet
Meclisi gündemine taşıdı. Ekmen, konuya ilişkin olarak Adalet Bakanı Akın
Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu.
Lahey
Sözleşmesi iade yükümlülüğü doğurur
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, Adalet
Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi
verdi. Lahey Sözleşmesi’nin haksız olarak yeri değiştirilen veya alıkonulan
çocukların mutat meskenine iadesini amaçladığını hatırlatan Ekmen, “1980
tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi,
yabancılık unsuru taşıyan evliliklerin sona ermesi veya ebeveynler arasında
ortaya çıkan uyuşmazlıklar sonrasında haksız olarak yeri değiştirilen ya da
alıkonulan çocukların mutat meskenine iadesini amaçlamaktadır. Türkiye,
Sözleşmeyi 3 Kasım 1999 tarih ve 4461 sayılı Kanun ile onaylamış ve 1 Ağustos
2000 tarihinde yürürlüğe koymuştur. Lahey Sözleşmesi iade yükümlülüğü doğurmakta,
iade kararının uygulanma biçimi ile teslim sonrasında çocuğun güvenliğinin ve
kişisel ilişki haklarının korunması da merkezi makam açısından pasif
kalınamayacak bir sorumluluk alanı oluşturmaktadır” dedi.
Veysi
Çeri’nin çocuğunun iade süreci aydınlatılmalıdır
Ekmen, Prof. Dr. Veysi Çeri’nin çocuğunun
Litvanya’ya iade edilmesi sürecinde yaşananları gündeme getirerek, “Prof. Dr.
Veysi Çeri’nin çocuğunun Lahey Sözleşmesi uyarınca Litvanya’ya iade edilmesi
sürecinde, teslim aşamasında icra benzeri bir uygulamaya başvurulduğu, çocuğun
babadan fiziksel olarak koparıldığı, teslim sonrasında yabancı mahkeme
kararıyla baba ile fiziksel temasın yasaklandığı ve çocuğun annesinin eşi
tarafından fiziksel şiddete maruz bırakıldığı yönünde iddialar bulunduğu görülmektedir.
Söz konusu süreç, iade kararlarının icra yöntemi, teslim sonrası kişisel ilişki
haklarının korunması ve çocuğun güvenliğinin sağlanması bakımından merkezi
makamın rolünün açıklığa kavuşturulmasını gerektirmektedir” açıklamasında
bulunarak sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirtti.
İade
edilen çocukların diğer ebeveynle görüşme ve kişisel ilişki haklarının
korunması için hangi mekanizmalar uygulanmaktadır?
Mersin Milletvekili Ekmen, Bakan Gürlek’in
yanıtlaması istemiyle verdiği önergede şu sorulara yanıt aradı:
1) Ülkemizin taraf olduğu 1 Ağustos 2000
tarihinden bugüne kadar, Lahey Sözleşmesi kapsamında kaç çocuk yabancı ülkelere
iade edilmiştir? Bu sayıların yıllara ve ilgili ülkelere göre dağılımı nedir?
2) 1 Ağustos 2000 tarihinden bugüne kadar,
Lahey Sözleşmesi kapsamında yabancı ülkelerden Türkiye’ye kaç çocuk iade
edilmiştir? Bu sayıların yıllara ve ilgili ülkelere göre dağılımı nedir?
3) Prof. Dr. Veysi Çeri’nin çocuğu ile ilgili
olarak Lahey Sözleşmesi uyarınca yürütülen iade süreci, teslim sonrası yabancı
mahkeme kararları, baba ile fiziksel temas yasağı ve çocuğun annesinin eşi
tarafından şiddete maruz bırakıldığı iddiaları konusunda Bakanlığınızın bilgisi
var mıdır? Bu vakada hangi hukuki ve idari adımlar atılmıştır?
4) Lahey Sözleşmesi’nin uygulanmasında, iade
edilen çocukların diğer ebeveyn ile görüşme ve fiziksel temas haklarının
korunması için hangi mekanizmalar öngörülmekte ve uygulanmaktadır? Teslim
sonrası fiziksel temas yasağı gibi uygulamalar karşısında Bakanlığınızın hukuki
tutumu nedir?
5) İade edilen çocukların teslim sonrasında
güvenliklerinin ve üstün yararlarının korunmasına yönelik Bakanlığınız
tarafından yürütülen bir izleme veya takip mekanizması bulunmakta mıdır?
6) Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden bu yana
uygulamada karşılaşılan sorunlar, çocukların üstün yararı ilkesinin
gözetilmemesi iddiaları ve benzer vakalara ilişkin olarak Bakanlığınızca
tutulan istatistikler, yapılan değerlendirmeler ve alınan önlemler nelerdir?