EKMEN: Ekranlarda sürekli olarak toplumsal çürüme hikayesi pompalanıyor
09.05.2026
BASIN BÜLTENİ 09.05.2026
EKMEN: Ekranlarda
sürekli olarak toplumsal çürüme hikayesi pompalanıyor
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel
Kurulu’nda söz alarak gündüz kuşağı programlarının topluma verdiği zarara ve
Başkanlık sistemiyle birlikte aile yapısında yaşanan çözülmeye dikkat çekti.
Ekmen, ATV’de yayınlanan ve aile kurumunu hedef alan programlara karşı RTÜK’e
müşteki olarak başvuruda bulunduğunu açıkladı.
Ekranlarda toplum
suçlanıyor, yönetim sorumluluktan kaçıyor
Konuşmasına Genel Başkan Ali
Babacan’ın tespitini hatırlatarak başlayan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen,
“Genel Başkanımızın, Sayın Ali Babacan’ın çok yerinde bir tespiti var:
Ekranlarda sürekli bir toplumsal çürüme hikayesi pompalanıyor. Neden? Çünkü
halka ‘Aslında siz bozuldunuz, bizim idaremizde bir sorun yok.’, ‘Herkes suçlu,
herkes kumarbaz, herkes bağımlı, herkes bahisçi.’ diye bir mesaj verilmeye
çalışılıyor ve idarenin gerek uygulamadan gerek mevzuattan kaynaklanan
sorumluluğu sistem dışına çekilmeye çalışılıyor” dedi.
Gündüz kuşağında onlarca
benzer örnekle karşılaşıyoruz
Yakın tarihteki gündüz kuşağı
programlarından örnekler veren Ekmen, “Gündüz kuşağı programlarında da benzer
bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Yakın dönemde yayınlanan
programlardan yalnızca birkaç örnek vermek gerekirse; Gamze olayında, iki
çocuğunu da yanına alarak eşinin arkadaşıyla kaçan bir kadın söz konusu. Huri
olayında, eşler arasındaki güvensizliğin annenin intiharına sürüklediği trajik
bir tabloyla karşılaşıyoruz. Esra Kaya örneğinde, bir annenin çocuklarını terk
ederek başka bir erkeğe kaçması işleniyor. İlker olayında ise annenin emzirme
dönemindeki madde bağımlılığının yol açtığı sorunlar yer alıyor. Esra Altın
olayında, 32 yaşındaki bir annenin üç çocuğunu bırakıp başka bir adama kaçması
anlatılıyor. İsmail olayında da görme engelli bir vatandaşın eşinin 23
yaşındaki biriyle kaçtığı bir olay ekranlara taşınıyor. Liste burada bitmiyor;
benzer içeriklerde onlarca örnek sıralamak mümkün” diye konuştu.
Gündüz kuşağı
programları hakkında Bakanlık ve RTÜK Başkanı ne diyor?
Anneler Günü reklamı ile ATV
programları arasındaki çifte standarda dikkat çeken Ekmen, “Anneler Günü’yle
ilgili bir reklam yayınlandı, reklamı beğenmediğimi sosyal medya paylaşımıyla
ifade ettim. Reklam hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur
Özdemir Göktaş ve RTÜK Başkanı Sayın Mehmet Daniş hemen bir açıklama yaptı.
Peki ATV’de yayınlanan, aileyi, güveni ortadan kaldıran, ahlaksızlığın her türünü
günlerce ve saatlerce seyirciye boca eden bu programlar hakkında Aile ve Sosyal
Hizmetler Bakanı, Sayın Cumhurbaşkanı ve RTÜK Başkanı ne diyor? Bu yayınların
tamamı hakkında ben bizzat müşteki sıfatıyla RTÜK’e başvuruda bulunuyorum,
şikâyet dilekçeleri veriyorum ve ‘Mevzuatın ilgili hükümleri gereğince işlem
yapılsın’. diyorum. Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: Bu programlar Halk TV’de,
Sözcü TV’de, İlke TV’de ya da Tele1’de yayınlanmış olsaydı, RTÜK’ün tavrı yine
aynı mı olurdu? ATV’yi kim yönetiyor? Bizzat Albayrak ailesi yönetiyor. Bu
yayınlara göz yumulup, Aile On Yılı’nı ilan edildiğinde nasıl yol alınabilir?”
diye sordu.
Doğurganlıktaki düşüşün
ve boşanmalardaki artışın nedeni güven krizidir
Aile yapısındaki çözülmeyi de
istatistiklerle değerlendiren Ekmen şunları söyledi: “AK Parti Grup
Başkanvekili Sayın Leyla Şahin Usta, ‘Mesele sadece ekonomik değildir.’ diyor.
Mesele ekonomik olmaktan ziyade, güven ortamının bozulmasıyla ilgilidir. En
önemli verilerden biri de doğurganlık hızındaki azalış ile boşanma hızındaki
artışın 2018 yılından sonra trajik bir kırılma yaşanmasıdır. 2002’den 2018’e
kadar da AK Parti bu ülkeyi yönetiyordu. Başkanlık sistemine geçişle birlikte
TÜİK verilerine göre boşanma hızındaki trajik artış ile doğum hızındaki trajik kırılma
nasıl izah edilebilir? Mevcut yönetim tarzının, ülkenin genelinde yaratmış
olduğu güven problemiyle, geleceğe yönelik güvenin ortadan kalkmasıyla izah
edilebilir.”
Konuşmasını bir yüzleşme
çağrısıyla noktalayan Ekmen, “Bu meselelerle gerçek anlamda yüzleşilmediği
sürece, sorunun hakikatiyle hiçbir zaman tam anlamıyla karşı karşıya gelinemez”
sözleriyle konuşmasını tamamladı.