EKMEN: Mersin bu ayrımcılığı hak etmiyor
12.05.2026
BASIN BÜLTENİ 12.05.2026
EKMEN: Mersin
bu ayrımcılığı hak etmiyor
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin’de
düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali hakkında değerlendirmelerde bulundu. Festivalin
Mersin’e kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Ekmen, muhalefet
partisi milletvekilleri ile belediye başkanlarına davet gönderilmemesini
eleştirerek “Toplumu kaynaştırması gereken etkinlikler ayrıştırma aracına
dönüştürülmez” dedi.
Mersin’de yapılması için
büyük emek verdik
Festivalin Mersin’e gelmesinden duyduğu memnuniyeti ifade
eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Kültür Yolu Festivali’nin, nihayet
bu yıl Mersin’de de gerçekleştirilecek olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.
Yıllardır defalarca kez talep ettiğimiz bu önemli organizasyonun Mersin’e
kazandırılmış olmasından memnunuz, müteşekkiriz.” dedi.
Mersin; kültürün,
tarihin ve hoşgörünün buluştuğu eşsiz bir şehirdir
Mersin’in çok yönlü zenginliklerine dikkat çeken Ekmen
şunları söyledi: “Mersin, sahip olduğu çok yönlü yapısıyla ülkemizin en özel
şehirlerinden biridir. Farklı inançların, çeşitli etnik kimliklerin ve kadim
medeniyetlerin izlerini bir arada taşıyan Mersin; kültürün, tarihin ve
hoşgörünün buluştuğu eşsiz bir şehirdir. 321 kilometrelik sahil şeridiyle
Türkiye’nin en uzun sahiline sahip olan kent, deniz turizminin yanı sıra doğal
güzellikleriyle de dikkat çekmektedir. Yörük kültürünü yaşatan yaylalarıyla
önemli bir yayla turizmi potansiyeline sahip, zengin mutfağı ve kendine özgü
gastronomisiyle de ayrı bir değer taşımaktadır. Bunun yanında çeşitli doğa ve
adrenalin sporlarına elverişli alanlara sahip olan şehir; limanı, ticaret
hacmi, genç ve dinamik iş gücü potansiyeliyle de Türkiye’nin önde gelen
büyükşehirlerinden biridir. Bu ekonomik gücü, kültürel bir kalkınmayla
desteklemek şehrimizin geleceği için önemli bir adımdı. Kısacası Mersin; tarihi
ve kültürel mirası, sahilleri, yaylaları, zengin mutfağı, ekonomik potansiyeli
ve toplumsal çeşitliliğiyle ülkemizin müstesna şehirlerinden biridir.”
Festival için defalarca
çağrıda bulunduk
Festivalin Mersin’e gelmesi için yapılan çalışmalardan da
bahseden Ekmen, “Biz bu potansiyelin farkındaydık ve bu enerjiyi büyük bir
organizasyonla tescillemek istedik. Kültür Yolu Festivali’nin Mersin’de
yapılması için büyük emek verdik. Kültür bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a defalarca
çağrıda bulunduk, girişimlerde bulunduk; Mersin’in kültürüyle, sanatıyla,
tarihiyle bu festivalin en güçlü duraklarından biri olacağını anlattık. Ancak yapılan
açılış töreninde ittifak dışı milletvekillerine, Mersin Büyükşehir Belediye
Başkanı Sayın Vahap Seçer’e ilçe belediye başkanlarına davet gelmedi” dedi.
Seçilmişler keyfi
tasnife tabi tutulamaz
Mersin’in siyasi çeşitliliğine vurgu yapan Ekmen, “Mersin,
Türkiye’nin kültürel ve siyasi zenginliğini yansıtan bir mozaiktir. Mersin
bugün 7 farklı siyasi partiden, 13 milletvekiliyle Genel Kurul’da temsil
edilmektedir. Halkın oylarıyla seçilmiş bu vekillerin yarıdan fazlasının
dışarıda bırakılması, siyasi bir tercih olmanın ötesinde, Mersin halkının büyük
bir kısmının iradesinin de yok sayılması anlamına gelmektedir. Mesele sadece
bir festival değildir. Asıl mesele, Mersin’e verilen değerin ve kentin
demokratik yapısına yapılan saygısızlıktır. Bir kentin temsili, tüm
seçilmişleriyle bir bütündür” diye konuştu.
Bu bir hata değil,
sistematik bir anlayışın teyididir
Benzer dışlanma örneklerine de değinen Ekmen, “Şubat
ayında, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşen
Mersin Üniversitesi toplu açılış töreninde de kentin ittifak dışı seçilmişleri
davet almamıştı. Benzer bir dışlamanın, ayrımcılığın Kültür Yolu Festivali’nde
de sergilenmesi, bunun arızi değil, sistematik bir anlayış olduğunu teyit
etmektedir” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını birleştiricilik vurgusuyla noktalayan Ekmen,
“Bizim asıl itirazımız, toplumu kaynaştırması gereken etkinliklerin birer
ayrıştırma aracına dönüştürülmesinedir. Mersin sokaklarında vatandaşlarımız
farklı görüşlerine rağmen uyum ve huzur içinde yaşarken; siyasetin bu
birleştirici iklime gölge düşürmesi kime, ne fayda sağlar?” sözleriyle
değerlendirmesini tamamladı.