EKMEN: Bu ekonomi vatandaşı tefeciye mahkûm etti
22.06.2026
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin
Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda
söz alarak, ekonomik darboğazın vatandaşları tefecilere mahkûm ettiğini, mevcut
yaptırımların yetersiz kaldığını ve tefecilikle mücadelede etkin bir uygulama
ortaya konulamadığını söyledi.
Tefecilik ekonomik çaresizliğin en ağır sonucudur
Ekonomik darboğazın vatandaşları tefecilere mahkûm
ettiğini belirten Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Tefecilik karanlık bir
sokakta başlamıyor; bir esnafın kepenk kapatma korkusunda, bir çiftçinin mazot
parasını bulamamasında, kredi kartının asgari tutarını ödeyemeyen bir gencin ya
da bir babanın çaresizliğinde, banka kapısından dönen herhangi bir ihtiyaç
sahibinin yaşadığı çıkmazda başlıyor. Bu çaresizlik vatandaşları öyle bir
kapıya götürüyor ki karşılarında kefil sistemiyle tapuları geçici olarak
devralan, araç ve ürün devirlerini kendi üzerine yapan, kredi kartı borcunu
başka bir kredi kartıyla kapatmaya çalışan, faizi defalarca tahsil eden ve bir
türlü anaparaya ulaşılmasına izin vermeyen bir düzen çıkıyor. Sonunda ise
tehdit, darp, göç etmek zorunda bırakılma, intihar ve cinayetlerin yaşandığı
vakalarla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Mevcut yaptırımlar yetersiz kalıyor
Yaşanan trajik örnekleri hatırlatan Ekmen, “Geçen yıl
Genel Kurul’da da ifade ettim; Batman’da tefecilerin eline düşen gencecik bir
adam iki evladını ve eşini katlettikten sonra kendi canına kıydı. Buna benzer
bir olayı geçtiğimiz hafta Muğla Milas’ta yaşadık. Peş peşe yaşanan iki olayda
iki kişi intihar etti, intihar edenlerden birinin oğlu babasının ölümünden
sorumlu tuttuğu iki kişiyi öldürdü. Böyle bir toplumsal tabloyla karşı
karşıyayız. Malatya’da babasının mirasını reddetmeyen bir genç, bugün bütün mal
varlığının yanı sıra babasının tefecilere attığı imzalar nedeniyle maaşının da
haciz altında kalmasıyla boğuşuyor. Maalesef adli süreçler de yeterli değil.
Kanunumuzda tefeciliğin cezası var ancak iki yıldan altı aya kadar başlayan bu
cezalar çoğu zaman delil yetersizliği, iyi hal ve takdiri indirim
gerekçeleriyle erteleme sınırları içerisinde kalıyor” ifadelerini kullandı.
Tefeciliğin temelinde ekonomik darboğaz yatmaktadır
Kanunların uygulanmasındaki eksikliğe dikkat çeken Ekmen,
“Kanun, tefecilik yoluyla elde edilen mal ve mülke el konulmasına cevaz
veriyor. Ancak kendi şehrimizde, beldemizde ya da çevremizde herhangi bir
tefecinin mal varlığına kayyım atandığı, mal varlığına el konulduğu veya TMSF
yönetimine devredildiği görülmemiştir. Eğer bu kanunlar ve mevcut mevzuat
tefeciyle mücadele etmiyorsa, sokaktaki gariban insana ölmek ve öldürmek
dışında bir çare kalmıyor. Tefeciliğin temelinde krediye erişimin zorlaşması,
ekonomik darboğaz ve insanların içinde bulunduğu çaresizlik bulunmaktadır”
diyerek sözlerini tamamladı.