EKMEN: Batman’daki bakım merkezi vakası vicdanları kanattı

EKMEN: Batman’daki bakım merkezi vakası vicdanları kanattı

24.06.2026

 

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda siz alarak, Özel Batman Şifa Bakım Merkezinde yaşanan olayların araştırılmasına ilişkin DEM Parti tarafından verilen Meclis araştırması önergesi üzerine konuştu. Ekmen, yaşananların yalnızca bir bakım merkezine indirgenemeyeceğini belirterek, Türkiyedeki tüm bakım merkezlerinin kapsamlı şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

 

Olay, yalnızca bir bakım merkezinin meselesi değildir

Meclis araştırması önergesini desteklediklerini belirterek sözlerine başlayan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, Bazen önümüze bazı haberler düşüyor; gündelik hayatın yoğunluğu içinde okuyup geçiyoruz. Bazı vakaları ise yalnızca bir istatistikten ibaretmiş gibi değerlendiriyoruz. Ancak Batman'da yaşanan bu olay, bırakın yakınlarımızı, tanıdığımız herhangi bir insanın dahi başına gelse nasıl vahim bir tabloyla karşı karşıya kalabileceğimizi gösteriyor. Olayın başlangıcında, elleri ve ayakları bağlandığı için kangren olarak hayatını kaybeden bir kişiden söz ediliyor. Ardından hastalara lağım suyunun içirilmesi gibi, eziyet amacı taşıyan ve açıkça işkence niteliğinde uygulamalarla karşılaşıyoruz. Bunun yanı sıra sistematik fiziksel ve psikolojik şiddetin uygulandığı, hatta cinsel saldırı vakalarının yaşandığı iddiaları bulunuyor” diyerek tepki gösterdi.

 

Yayın yasağı değil, etkin soruşturma gerekir

Yaşanan olay karşısında kamu otoritesinin tutumunu eleştiren Ekmen, Farz edelim ki alınan bütün tedbirlere rağmen herhangi bir kamu kuruluşunda böyle bir olay yaşandı. Ancak anlaşılan o ki olay jandarmaya intikal ettiğinde ilk aşamada gerekli hassasiyet gösterilmedi. Mesele kamuoyuna yansıdığında ise devletin ya da kamu görevlilerinin ilk refleksi yayın yasağı kararı almak oldu. Bu insanlar böylesine ağır eziyetlere maruz kalırken utanılmadı da bu olaylar konuşulurken mi mahcubiyet duyuldu da yayın yasağına başvuruldu? Bu yaklaşımı anlamak mümkün değildir. Bu olay yalnızca Özel Batman Şifa Bakım Merkezi ile sınırlı değerlendirilmemelidir. Batmandaki diğer bakım merkezleri de soruşturma kapsamına alınmalıdır. Tıpkı Kartalkaya yangınının ardından olduğu gibi, bu olay da Türkiye genelindeki bakım merkezlerinin denetim mekanizmalarının, hizmet standartlarının ve kamu otoritesinin sorumluluğunun kapsamlı biçimde gözden geçirilmesi için bir vesile olarak değerlendirilmelidir. Yaşanan sorunlar hem insani boyutuyla hem de idarenin sorumluluğu çerçevesinde bütüncül bir soruşturmaya konu edilmelidir” ifadelerini kullandı.

 

Her 10 bakım merkezinden birinde benzer iddialar var

Batmandaki olayın münferit olmadığını vurgulayan Ekmen, 2026 yılında İstanbul Beylikdüzü’nde kötü muamele ve şiddet iddiaları, Bursa İnegölde şüpheli ölüm vakası; 2025 yılında İstanbulda yaşlı bir hastaya yönelik şiddet görüntüleri, Gaziantepte engelli bakım merkezinde engelli bireyin darp edilmesi, İstanbul Beylikdüzü’nde çocukların çıplak bırakıldığı, dışkı yedirildiği, darp edildiği ve şüpheli ölümün yaşandığı vaka, Sakarya Arifiyede otizmli Mustinin bakımsızlıktan ve dövülerek öldürüldüğü iddiası, Niğde Engelsiz Yaşam Merkezinde 9 yaşındaki bir çocuğun şiddet sonucu ölmesi, İstanbulda özel bakım merkezinde engelli bireye saldırı, yaşlı bakım merkezinde kötü muamele, Antalyada bıçaklı saldırı, Tekirdağ’da özel bakım merkezinde şiddet, Erzurumda cinsel istismar, şiddet ve ilaçların usulsüz kullanımı, Gaziantepte iki çocuğa kötü muamele gibi birçok örnek kamuoyuna yansımıştır. Anadolu Ajansı'nın bir haberine göre Türkiyede 324 bakım merkezi bulunmaktadır ve basit bir Google taramasıyla dahi neredeyse her 10 bakım merkezinden 1inde benzer olayların yaşandığı görülmektedir. Bu tablonun ortaya çıkmasında altyapı yetersizlikleri, gözetim ve denetim eksiklikleri mi etkili olmuştur; yoksa cezai ve idari yaptırımların caydırıcılığının yetersiz kalması mı temel nedendir? Hem uygulamanın hem idari mevzuatın hem de ceza mevzuatının 360 derecelik bir bakış açısıyla ele alınması gerekmektedir. Devletimize emanet edilmiş korunmasız ve savunmasız kişilerin bir daha böyle bir muameleye maruz kalmaması sağlanmalıdır. Bu siyasi bir mesele değil, derin bir vicdani ve insani meseledir” değerlendirmesinde bulundu.