EKMEN: Suçla mücadelede esas olan adil yargı, caydırıcı infazdır
09.07.2026
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, cezaevlerindeki
kapasite sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de cezaevi
nüfusunun yalnızca dört ayda yaklaşık 15 bin kişi artarak 427 bin 525'e
yükseldiğine dikkat çeken Ekmen, bu tablonun adalet sisteminin işleyişi
açısından da ciddi bir uyarı niteliğinde olduğunu belirtti.
Cezaevi nüfusu dört ayda
15 bin kişi arttı
Cezaevlerindeki doluluk oranına
ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekmen, “Adalet Bakanlığının verileri ceza
infaz sistemimizin karşı karşıya olduğu tabloyu açıkça ortaya koymaktadır. 1
Mart 2026 tarihinde 412 bin 991 olan cezaevi nüfusu, yalnızca dört ay
içerisinde 427 bin 525'e yükselmiştir. Dört ayda yaklaşık 15 bin kişilik artış,
cezaevlerindeki kapasite sorununun giderek ağırlaştığını göstermektedir.
Haziran 2026 itibariyle hapishanelerin doluluk oranı %138.5’a ulaştığı
kamuoyuna yansımıştır. 1 Temmuz itibariyle tutuklu ve hükümlü sayısı 427.525
olmuştur ancak toplam cezaevi kapasitesi 304.956’dır. Bu tabloyu sadece yeni
cezaevi inşa ederek çözmek ya da geçici tampon düzenlemelerle düzeltmek mümkün
değildir. Cezaevlerinde yaşanan kapasite sorunu yalnızca Adalet Bakanlığının
değil, hukuk devleti ilkesinin de meselesidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla
cezaevi değil; daha öngörülebilir, daha adil ve daha güven veren bir yargı
sistemidir. Adalet politikaları, toplumun devlete ve hukuka olan güvenini
yeniden tesis edecek şekilde şekillendirilmelidir” dedi.
Övüneceği şey
cezaevlerinin sayısı değil, hukuka duyulan güvenin yüksek olmasıdır
Sorunun yapısal olduğuna dikkat
çeken Ekmen, “Cezaevlerindeki aşırı yoğunluk, yargılama süreçlerinin ve ceza adaletine
ilişkin politikaların yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tutuklamanın istisna olmaktan çıkıp fiilen cezalandırma yöntemine dönüşmesi,
uzun yargılama süreleri ve infaz sistemindeki sorunlar cezaevlerindeki yükü her
geçen gün artırmaktadır. Adalet sisteminin amacı yalnızca ceza vermek değil,
hakkaniyeti tesis etmek olmalıdır. Bir ülkenin övüneceği şey cezaevlerinin
sayısı değil, hukuka duyulan güvenin yüksek olmasıdır. Sürekli yeni cezaevi
yapmakla övünen değil, cezaevlerine duyulan ihtiyacı azaltan bir hukuk düzeni
inşa etmek zorundayız. Hukuki güvenliğin güçlendiği, yargılamaların makul
sürede tamamlandığı ve tutuklamanın gerçekten istisna olduğu bir sistem
kurulmadan cezaevlerindeki kapasite sorunu büyümeye devam edecektir” şeklinde konuştu.