EKMEN: Adli tatil, adaletin de tatile çıkması anlamına gelmemelidir
20.07.2026
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, adli tatilin
başlaması dolayısıyla yaptığı değerlendirmede yargının en temel sorununun
takvim değil; geciken adalet, artan iş yükü ve vatandaşın yargıya duyduğu güven
kaybı olduğunu belirtti. Adli tatilin hak arama özgürlüğünü geciktiren değil,
yargının daha etkin işlemesini sağlayacak yapısal reformların konuşulması için bir
fırsata dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, bu kapsamda hukuk
eğitiminin niteliği ve Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) uygulamasına
ilişkin önerilerini de paylaştı.
Adli tatil, vatandaşın
adalet beklentisini ertelememelidir
Adli tatilin başlamasıyla birlikte değerlendirmelerde
bulunan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Adli tatil, yargı mensuplarının
dinlenme hakkı açısından elbette önemlidir. Ancak vatandaş açısından adalet
arayışı tatile çıkmıyor. Davası yıllardır sonuçlanmayan, duruşma günü aylar
sonrasına verilen, kesinleşmiş kararının uygulanmasını bekleyen insanlar için
adli tatil, zaten uzun olan bekleyişin daha da uzaması anlamına geliyor. Asıl
mesele adli tatil değil; makul sürede yargılanma hakkının sağlanamaması, dosya
yükünün giderek artması ve yargıya duyulan güvenin zedelenmesidir. Geciken
adalet, adalet olmaktan çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.
Adalet, takvime göre
değil hukuka göre işlemelidir
Adli tatilin yapısal sorunların konuşulması için bir
fırsat olması gerektiğini ifade eden Ekmen, “Adalet hizmetlerinin daha etkin
yürütülmesi, mahkemelerin iş yükünün azaltılması, yargılama sürelerinin
kısaltılması ve vatandaşın adalete erişiminin kolaylaştırılması için kapsamlı
reformlara ihtiyaç vardır. Adalet, takvime göre değil hukuka göre işlemelidir.
Türkiye’nin ihtiyacı, vatandaşın yargıya güvenle başvurabildiği ve hakkına
zamanında kavuşabildiği bir hukuk düzenidir” değerlendirmesinde bulundu.
HMGS sonuçları hukuk
eğitimindeki sorunu ortaya koyuyor
Ekmen, yargının etkin işlemesinin yalnızca mahkemelerin
işleyişiyle sınırlı olmadığını ve hukuk eğitiminin niteliğinin de bu sürecin
ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayıp, 2547 sayılı Kanun’a eklenmesi gereken
önemli bir düzenlemeye de dikkat çekerek, “2547 sayılı Kanun’a eklenmesi
gerektiğini düşündüğüm bir konu, HMGS giriş sınavlarıyla ilgilidir. Bu sistem
yeni uygulanmaya başlandı. Yapılan dört sınava bakıldığında başarı oranı %42
ile başlamış, ardından %23'e gerilemiş, son olarak 2026 Nisan sınavında ise
yaklaşık %30-35 seviyesinde gerçekleşmiştir. Eğer öğrencilerimiz dört sınavda
da ortalama %30 civarında başarılı olabiliyorsa ya sınavın içeriğinde ciddi bir
problem vardır ya da hukuk fakültelerindeki eğitim çökmüş durumdadır. Ben daha
çok ikinci ihtimalin doğru olduğunu düşünüyorum. Maalesef özel üniversitelere
tanınan hukuk fakültesi açma hakkıyla bu fakülteler adeta finansman aracı
haline getirildi. Bir profesör diplomasıyla fakülte açıldı, yüz binlerce liraya
öğrenci kabul edildi ve uzun süre herhangi bir başarı barajı uygulanmadı. Geçen
yıl kontenjanların azaltılması yönünde bazı adımlar atıldı, bunlar olumlu.
Ancak mevcut tablo, hukuk eğitiminin niteliğinin yeniden ele alınmasını zorunlu
kılıyor” ifadelerini kullandı.
HMGS şartı staja
başlarken değil, staj sonunda aranmalı
Mevcut uygulamanın genç hukukçuların zaman kaybetmesine
yol açtığını ifade eden Ekmen, “İlgili maddede avukatlık stajına başlamak için
HMGS’de başarılı olma şartı aranıyor. Oysa bizim önerimiz şudur: Gençlerin
ayları ve yılları boşa geçmektedir. Bugün görüyoruz ki mezun öğrencilerin
yaklaşık üçte ikisi bu sınavı geçememektedir. Hatta bazı üniversitelerde mezun
olan elli öğrenciden yalnızca bir ya da iki tanesi sınava girmektedir. Bu
nedenle önerimiz; HMGS başarı şartının staja başlarken değil, avukatlık stajı
tamamlanırken aranmasıdır. Bu düzenleme ya madde ihdasıyla bu teklife eklenmeli
ya da Millî Eğitim Komisyonu’nda görüşülmekte olan kanun teklifine dahil
edilmelidir. Bu sınavı önemsiyoruz ve zamanla dengeli bir yapıya kavuşacağına
inanıyoruz. Ancak öğrencilerin mağduriyet yaşamaması adına gerekli esnekliğin
kanunla sağlanması büyük önem taşımaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.