EKMEN: Adalete güven zayıfladıkça mafya güçleniyor
30.07.2026
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) üzerine
yaptığı konuşmada, yargı sisteminin içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdi.
Ekmen, adaletin gecikmesinin ve yargıya duyulan güvenin zayıflamasının
toplumsal düzen açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Toplumun adalete güveni
ortadan kalkmış durumda
Yargı sistemindeki sorunların artık görmezden
gelinemeyecek boyuta ulaştığını ifade eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen,
“Bugün geldiğimiz noktada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını,
uluslararası endeksleri bir kenara bırakıyorum. Sadece Anayasa Mahkemesinin
2022 ile 2025 yılları arasında incelemeye değer bulduğu dosyaların %98’inde
ihlal kararı vermiş olması bile içinde bulunduğumuz durumu ortaya koymaya
yeterlidir. Bugün birçok açıdan yargı sisteminin adeta tel tel döküldüğünü
görüyoruz. Ancak sanıyorum ki en önemli sorun, toplumun adalete olan güvenini
kaybetmiş olmasıdır. PANORAMATR’nin araştırmasına göre toplumun %75’i,
‘Mahkemelik olursam haksızlığa uğrayacağım.’ korkusuyla yaşıyor” dedi.
Vatandaş hakkına
kavuşmak için yedi yıl beklemek zorunda kalıyor
Yargı süreçlerinin makul sürelerin çok üzerine çıktığını
belirten Ekmen, “Bugün hem adalet yok hem de adalet çok yavaş işliyor. Ceza
mahkemelerinde ortalama yargılama süresi 248 gün, ağır cezada 300 gün, asliye
hukuk mahkemelerinde 374 gün. Bölge adliye ceza mahkemelerinde bu süre 245 gün,
Yargıtay’da ise 628 güne ulaşıyor. Bir dosya yerel mahkemeden istinafa, oradan
da Yargıtay’a geldiğinde karar aşamasına ulaşması için toplam 1.121 gün
geçiyor. Eğer Anayasa Mahkemesinin lehinize vereceği %98’lik ihlal kararları
kapsamına girseniz bile, bireysel başvurunun sonuçlanması için ortalama 511 gün
daha beklemek zorundasınız. Yani vatandaşın hakkına kavuşması yaklaşık yedi
yılı buluyor” ifadelerini kullandı.
Adalet gecikince
vatandaş mafyanın kapısını çalıyor
Yargıya olan güven kaybının toplumsal güvenlik açısından
da ciddi sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Ekmen, “Yedi yıl bekleyemeyen vatandaş
ne yapıyor? Mafya liderlerinin kapısını çalıyor. Şiddete uğrayan bir kadın en
yakın karakola gitmek yerine bir video çekerek mafya liderinden yardım istemeyi
tercih ediyor. Alacağına kavuşamayan vatandaş icra dairesine ya da hukuk
mahkemesine başvurmak yerine yanı başındaki çetelere, mafya gruplarına
yöneliyor. Her gün yeni bir çete, yeni bir mafya operasyonu haberiyle
karşılaşıyoruz. Oysa her gün operasyon yapmak yerine, toplumun adalete hızlı ve
güvenilir şekilde erişimini sağlayacak bir yargı düzeni kurmak çok daha kolay
ve kalıcı bir çözümdür. En basit karşılaştırmayla Avrupa’da her 100 bin kişiye
25 hâkim düşerken, Türkiye’de bu sayı 21,45’tir. Bütün hâkimlerin hukuka,
adalete, vicdana ve ahlaka uygun karar verdiğini varsaysak bile iş yükleri
Avrupalı meslektaşlarına göre yaklaşık %25 daha fazladır. Adaletin gecikmemesi
ve toplumun yeniden yargıya güven duyması için yalnızca mevzuatı değil,
yargının kurumsal kapasitesini de güçlendirmek zorundayız” şeklinde konuştu.