EKMEN: Güvenlik korucularının özlük hakları mutlaka ele alınmalı
14.08.2026
DEVA Partisi Genel
Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, şehit ve gaziler arasındaki
statü farklılıklarından kaynaklanan hak ve tazminat eşitsizliklerinin
giderilmesi gerektiğini vurguladı. Ekmen, aynı kapsamda 48 bin 365 güvenlik
korucusunun özlük, maaş ve tazminat haklarının da yeniden ele alınması
çağrısında bulundu.
48 bin 365 güvenlik korucusunun varlığı yok
Kanun teklifinde
önemli bir eksiklik bulunduğunu ifade eden Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen,
“Kanun teklifinin temel mantığı ve mantalitesi neydi? Şehit ve gaziler
arasında, mesleğe kabullerindeki statü farklarından kaynaklanan şehadet veya
gazilik durumundaki tazminat farklılıklarının ortadan kaldırılmasıydı.
Türkiye'de güvenlik korucularının varlığı yok. Oysa yasa teklifiyle birlikte,
geçmişte ‘geçici köy korucusu’ kabul edilen, bugün ‘güvenlik korucusu’ ismi
verilen ve sayıları 48.365 kişi olan, aileleri hariç 48.365 kişiye dair yeniden
yapılandırmaya ihtiyaç olduğu açıktır” ifadelerini kullandı.
Güvenlik korucuları neden SGK 4/A işçi statüsünde?
Güvenlik
korucularının geçmişten bugüne yaşadığı sorunlara dikkat çeken Ekmen, özellikle
ücret ve sosyal güvenlik alanında önemli mağduriyetlerin yaşandığını
belirterek, “Bu kişilerin maddi mağduriyetlerinin ele alınması lazım. Özellikle
asker kökenliler biliyor, çok uzunca bir süre korucular doğru dürüst maaş alamadılar;
maaşlar çuvallarla korucubaşlarına teslim ediliyordu, kime ne kadar dağıtıldı
bilinmiyordu. Çok uzunca bir süre sosyal sigortaları bile yoktu. Bunların
birçoğu bugüne kadar aşıldı. Birçok operasyonda öncü kuvvet olarak görev
almalarına rağmen sözleşmeli er, sözleşmeli çavuş, uzman çavuş ve terörle
mücadelede görev yapan diğer kamu personeliyle kıyaslandığında güvenlik
korucuları oldukça düşük ücret alıyor. Güvenlik korucularının SGK kapsamında
4/A’lı işçi statüsünde çalıştırılması, ordunun genel yapısı ve üstlendikleri
görevler açısından yeniden değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Operasyonlarda aktif görev alan güvenlik korucularının mevcut statülerinin yanı
sıra özlük, tazminat ve maaş hakları bakımından da ciddi düzenleme ve
iyileştirmelere ihtiyaç var. Bu kapsamda, güvenlik korucularının haklarının
görev ve sorumluluklarıyla uyumlu hale getirilmesi yönündeki taleplerin dikkate
alınması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
Asgari ücretten mahkûm çalışma utancı sona ermeli
Terörle mücadele
sürecinin sona ermesiyle birlikte güvenlik korucularının geleceğinin de
planlanması gerektiğini belirten Ekmen, “İnşallah, bu terör belasından
kurtulacak olduğumuzda ve Türkiye gerçekten toplumsal bütünlüğün
güçlendirildiği bir alana girdiğinde, güvenlik korucularına koruculuk görevleri
nedeniyle duyulan ihtiyaç azaldığında veya ortadan kalktığında, bu kişilerin
toplum yararına çalışma programlarında ve farklı yerlerde nasıl
değerlendirilecekleri konusunda yeni bir düzenleme söz konusu olacaktır. Bugüne
kadar yaptıkları hizmetler de göz önüne alınarak, başta asgari ücretten mahkûm
çalışma utancının sona erdirilmesi gerekir. Ardından tazminat haklarının,
birlikte omuz omuza mücadele ettikleri, hatta öncü olarak mücadele ettikleri
gruplarla kıyaslanarak hakkaniyetli bir yere getirilmesi gerekir. Tam kırk bir
yıldır devam edegelen bir sorun var. Zaman zaman bazı korucular, hukuka aykırı
suç fiilleri nedeniyle hep olumsuz şekilde değerlendirme konusu oldular. Ancak
bugüne kadar vermiş oldukları hizmetler de göz önünde bulundurularak, operasyon
ve görev tazminatlarının, hizmet sürelerinin eksiksizliği ve ailelerine verilen
hakların genişletilmesi gibi konuların düzeltilmesi gerekiyor. Ücretlerinin ise
hiç olmazsa sözleşmeli er statüsüne çıkarılması gerekiyor” açıklamasında
bulundu.
Konuşmanın tamamını izlemek için: