12 Eylül askeri darbesinin yıldönümü münasebetiyle Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan ve arkadaşlarımızla Ulucanlar cezaevini ziyaret ettik.
12.09.2025
12 Eylül askeri darbesinin yıldönümü münasebetiyle Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan ve arkadaşlarımızla Ulucanlar cezaevini ziyaret ettik. Alper Görmüş’ün benzersiz tanımlaması ile “nöbetleşe zorbalık” tarihimiz, Ulucanlar Cezaevi’nde sergileniyor. Devletin sopasını kimin ele geçirmiş olduğunu ve bu sopayla kimlere zulmettiğini merak ederseniz, Gazi Meclis’e çok kısa bir mesafede bulunan Ulucanlar Cezaevi’ni ziyaret etmeniz yeterlidir. Ulucanlar Cezaevi, devletin sopasını eline geçirerek sırayla birbirlerini dövmüş olanların, hepimizin bir parçası olduğumuz hazin tarihimizin bir özetidir. Cezaevi güzel bir yüzleşme müzesine dönüştürülmüştür. Bu vesileyle, Diyarbakır Cezaevi’nin de benzer bir yüzleşme müzesine dönüştürülmesini ümidimizi hatırlatmak isteriz. Ahmed Arif, Bülent Ecevit, Deniz Gezmiş, Erdal Eren, Fakir Baykurt, Hasan Damar, Hüseyin İnan, İskilipli Atıf, Kemal Tahir, Leyla Zana, Muhsin Yazıcıoğlu, Mustafa İslamoğlu, Mustafa Pehlivanoğlu, Muharrem Şemsek, Nazım Hikmet, Necdet Adalı, Necip Fazıl, Oral Çalışlar, Orhan Doğan, Osman Yüksel Serdengeçti, Sırrı Sakık, Sırrı Süreyya Önder ve daha birçok isim… Ulucanlar Cezaevi’nde misafir (!) edilmiş, bir kısmı idam cezası ile hayatını orada tamamlamış bu isimlere bakıldığında, her siyasi anlayıştan, toplumun her kesiminden insanlar görüyoruz. Sokakta rastgele herhangi bir vatandaşa bu isimleri sorup da, en az biri için ah çekip üzüntüsünü ifade etmeyecek vatandaş görmek neredeyse imkânsızdır. Hülasa her bir vatandaşa en az bir kere “ah!” çektiren bir güç kullanımı söz konusu.