Amedsporun yaşadıkları hakkında…
Trabzon'da bir Amedspor forması olayı yaşandı yakın zamanda. Yine Trabzonspor'un geliş ve gidişinde istenmeyen olaylar oldu.
Yine, sarı torba olayı oldu.
Daha önce Amedspor'la ilgili olarak, yaşanan birçok kabul edilemez hareket, hem federasyon tarafından hem de savcılık tarafından soruşturma konusu yapılmamıştı. Stadlarda küfürler, bağırışlar, çağırışlar... Burada da bunun bir soruşturmaya dönüşmüş olması önemli.
2 Bakanın Amedspor-Erzurumspor maçına gelmiş olması önemli.
Diyeceğim o ki, bu yıl spor nedeniyle stadyumlarda yaşanacak olası gerilimlere karşı, devleti daha duyarlı ve tetikte görüyoruz. İnşallah, böyle ilerler.
Amedspor da Kürt Ulusal Milli Takımı havasından bir an önce çıkmalı. Bu Türkiye Süper Ligi'ne de haksızlık. Amedspor'a da haksızlık.
Ben çok dürüstçe bir şey söyleyeyim. Bazen Petrolspor taraftarlarında da böyle bir refleks görüyorum, Batman Petrolspor da bu şehir adına Türkiye Futbol Federasyonu'nun 1. liginde o federasyonun koyduğu kurallarla, Buna gereğinden büyük anlamlar atfettiğimizde...
Spor nedir? Yenersin, yenilirsin, kötü duruma düşersin. Bir eğlence. alt lige düşersin, üst lige çıkarsın. O zaman senin temsil ettiğin değerler bir maçta birine yenilmekle, hakarete mi uğramış olacak?
evet bugün Amedspor'un izleyici kitlesi her geçen gün büyüyor ve Kürtlerin önemli bir kısmı için "Ben Amedsporluyum." demese bile Amedspor'un uğradığı bir haksızlık önemli bir gündem. Başarı da elde ettiğinde bir sevinç vesilesi de kılınıyor.
Ama şunu da kabul edelim ki Amedspor'u böyle politik bir kimliğe evrilten şeyin de önemli bir kısmı bugüne kadar deplasman maçlarında maruz kaldığı haksızlıklar oldu.
Yani orada, Amedspor'un kulüp yönetiminin de, Diyarbakır'daki ağırlığı olan taraftar gruplarının da bence bir normalleşmeye ihtiyacı var.
Neticede bu sürecin anahtar kelimelerinden biri de entegrasyon. Entegrasyon da Ulusal Kürt Milli Takımı iddiasıyla değil, şehri temsil eden kuvvetli ve iddialı bir takım olarak, ileriye gitmesini gerektirir.
Yine, sarı torba olayı oldu.
Daha önce Amedspor'la ilgili olarak, yaşanan birçok kabul edilemez hareket, hem federasyon tarafından hem de savcılık tarafından soruşturma konusu yapılmamıştı. Stadlarda küfürler, bağırışlar, çağırışlar... Burada da bunun bir soruşturmaya dönüşmüş olması önemli.
2 Bakanın Amedspor-Erzurumspor maçına gelmiş olması önemli.
Diyeceğim o ki, bu yıl spor nedeniyle stadyumlarda yaşanacak olası gerilimlere karşı, devleti daha duyarlı ve tetikte görüyoruz. İnşallah, böyle ilerler.
Amedspor da Kürt Ulusal Milli Takımı havasından bir an önce çıkmalı. Bu Türkiye Süper Ligi'ne de haksızlık. Amedspor'a da haksızlık.
Ben çok dürüstçe bir şey söyleyeyim. Bazen Petrolspor taraftarlarında da böyle bir refleks görüyorum, Batman Petrolspor da bu şehir adına Türkiye Futbol Federasyonu'nun 1. liginde o federasyonun koyduğu kurallarla, Buna gereğinden büyük anlamlar atfettiğimizde...
Spor nedir? Yenersin, yenilirsin, kötü duruma düşersin. Bir eğlence. alt lige düşersin, üst lige çıkarsın. O zaman senin temsil ettiğin değerler bir maçta birine yenilmekle, hakarete mi uğramış olacak?
evet bugün Amedspor'un izleyici kitlesi her geçen gün büyüyor ve Kürtlerin önemli bir kısmı için "Ben Amedsporluyum." demese bile Amedspor'un uğradığı bir haksızlık önemli bir gündem. Başarı da elde ettiğinde bir sevinç vesilesi de kılınıyor.
Ama şunu da kabul edelim ki Amedspor'u böyle politik bir kimliğe evrilten şeyin de önemli bir kısmı bugüne kadar deplasman maçlarında maruz kaldığı haksızlıklar oldu.
Yani orada, Amedspor'un kulüp yönetiminin de, Diyarbakır'daki ağırlığı olan taraftar gruplarının da bence bir normalleşmeye ihtiyacı var.
Neticede bu sürecin anahtar kelimelerinden biri de entegrasyon. Entegrasyon da Ulusal Kürt Milli Takımı iddiasıyla değil, şehri temsil eden kuvvetli ve iddialı bir takım olarak, ileriye gitmesini gerektirir.